Schroth Egzersizleri

Schroth Egzersizleri 1900’lerin başında kendisi de bir skolyoz (omurga eğriliği) hastası olan ve korselemeden istediği iyileşmeyi sağlayamayan bir fizyoterapist tarafından Almanya’da geliştirilmiştir. Nefes egzersizleri ve 3 boyutlu egzersizlerden oluşmaktadır. Nefes teknikleri skolyozdan etkilenmiş olan omurganın şeklini değiştirmek için ve fizyoterapist eşliğinde kişiye özel plan ve programla düzenlenir. Eş zamanlı olarak oturma, dinlenme, sosyal aktivite sırasında yapılması ve kaçınılması gereken pozisyonlar ve uyuma pozisyonları ile ilgili eğitim verilmesi de programın parçasıdır. 

Donuk Omuz
(Adhezif Kapsülit)

Donuk Omuz ( Adhezif Kapsülit) omuz ekleminde meydana gelen ağrı ve hareket kısıtlılığı ile karakterize bir durumdur. Yaşam kalitesini etkileyen, kişinin hareketlerini kısıtlayan ve uyku kalitesinde bozulmaya varan sıkıntılara sebep olabilen bir bozukluktur.
Tedavide fizyoterapi, ağrının azaltılmasına ve eklem hareket açıklıklarının arttırılmasına yönelik egzersizler ve ilaç tedavisi ilk sırada yer almaktadır. Nadiren yapışıklığı açmak için artroskopik cerrahi gerekebilmektedir. 

Osteoporoz (Kemik Erimesi) 

Kemik yoğunluğundaki aşırı düşüş nedeniyle kemiklerin daha kırılgan hale gelmesidir. İleri yaşlarda ve kadınlarda daha sık görülür. Hafif vakalarda bulgu görülmemekle birlikte ilerlemiş osteoporozda boyda kısalma, iskelette şekil değişiklikleri ve kolay kemik kırılmaları ile kendini gösterebilir. Genellikle DEXA ölçümü ile tanı konur. Tedavide Osteoporoz ilaçlarının yanı sıra Vitamin ve Mineral destekleri, beslenme düzenlemesi ve egzersiz programı gerekmektedir. 

Diz Ağrısı

Kireçlenme, enfeksiyonlar, eklem iltihabı nedeniyle oluşabileceği gibi, hasarlanmış bağ dokular ya da kıkırdak hasarı nedeniyle de meydana gelebilmektedir. Çoğu vaka kişisel önlemlerle düzelmekle birlikte egzersiz programı, dizlik kullanımı, fizyoterapi, eklem içi enjeksiyonlar, PRP tedavisi de gerekebilmektedir. Bazı durumlarda tedavi cerrahiye kadar uzanabilmektedir. Her şeyden önce doğru teşhisin konması ve kişiye özel tedavi programı düzenlenebilmesi için doktor kontrolü gereklidir.

Fibromyalji

Genel yorgunluk hali,uyku bozukluğu, yaygın kemik ve kas ağrılarıyla kendini gösteren uzun süreli bir hastalıktır. Bir sebepten dolayı ağrı eşiğinin düşmesi ve vücudun ağrılı uyaranlara normalden şiddetli tepki vermesi şeklinde oluştuğu düşünülmektedir. Tetikleyici faktörler arasında enfeksiyonlar, duygusal travmalar, genetik yatkınlık sayılabilir. Kadınlarda daha ağır seyreder. Teşhis için belirli bir laboratuar ya da görüntüleme tetkiki yoktur. Tanısı hastanın şikayetleri ve fizik muayene ile değerlendirilerek konur. Tedavi yöntemleri ağrının azaltılması ve yaşam kalitesinin arttırılması prensibine göre yapılır. İlaç tedavileri, kas dayanıklılığını ve gücünü arttıracak egzersiz programı, kas enjeksiyonları, masaj ve sıcak uygulamalar ile stres azaltıcı yaşamsal düzenlemeler tedavi programında yer alır. 

Duruş Bozukluğu

-Omuz,sırt ve kol ağrıları
-Kalça,diz ve ayak bileklerinde ağrı
-Kaslarda güç kaybı ve yorgunluk hali
-Baş ağrısı
-Sinir sıkışmaları
-Günlük yaşam aktivitelerinde zorlanma
-Özgüven eksikliği gibi sorunlara neden olur.
Tedavisinde zayıflamış kasların güçlendirilmesi, gergin kasların esnetilmesi prensibine göre egzersiz programı düzenlenmelidir. Günlük alışkanlıklar duruşu düzeltecek şekilde revize edilmelidir. Düzenlenen fizyoterapi programı günlük aktivitelere entegre edilmelidir. 

Lenfödem

Halk arasında “fil hastalığı“ olarak da bilinen lenfödem, bağışıklık sisteminin bir parçası olan lenf sisteminde tıkanıklık sonucu dokular arası sıvının dolum boşaltım dengesinin bozulmasına bağlı olarak kol veya bacağın tek taraflı veya iki taraflı olarak şişmesidir. Giysilerin, ayakkabıların, kol saati ve yüzüklerin dar gelmeye başlaması, hareket kabiliyetinde azalma, ciltte ağrı ve hassasiyetle kendini gösterir. Tedavide manuel lenfatik drenaj, lenfödeme özgü bandajlama tekniği ile kompresyon, sonrasında kompresyon çorapları ve cilt bakımına dikkat edilmesi gereklidir. Standart egzersizler lenfödemde ters etki yapabileceğinden dirençli egzersizlerden ve ağırlık çalışmalarından kaçınılmalı, lenf boşaltımına yardımcı olacak egzersiz programı uygulanmalıdır.

Bel Ağrısı

Toplumun %70'i hayatının bir aşamasında ciddi bel ağrısı ile karşılaşmaktadır. 6-8 haftadan kısa süren ağrılara Akut Bel Ağrısı denir. 3 aydan uzun sürdüğünde ise Kronik Bel Ağrısı olarak tanımlanmaktadır. Bel fıtıkları, travmalar, omurga kanal darlığı, omurga kayması ve kırıklar, enfeksiyonlar, tümörler ve yaralanmalar bel ağrısı nedenleri arasında sayılabilir. Tedavi programı altta yatan nedene ve kişiye özel düzenlenir. Uygun hastalarda egzersiz programı, fizyoterapi , sıcak-soğuk uygulama ve ilaç tedavisi faydalı olacaktır. Planlama doktor kontrolünde yapılmalı ve doğru yönlendirme için takipler aksatılmamalıdır. 

El Osteoartriti
(El Kireçlenmesi)

Genellikle 45-50 yaşından sonra ve sıklıkla kadınlarda görülür. Eklemlerin aşırı kullanılması ve genetik yatkınlığa bağlı olarak daha sık ortaya çıkar. Parmak eklemlerinde şekil değişiklikleri, hareket kısıtlılığı, günlük yaşam aktivitelerinde zorlanmaya sebep olur. Özellikle ellerin kullanımı sırasında ağrılar artış gösterir. Şikayetlere eklemlerde şişlik ve krepitasyon ( çıtırtı sesi ) eşlik edebilir. Tedavide amaç ağrıyı azaltmak, fonksiyonel kısıtlılıkları gidermek ve yaşam kalitesini arttırmaktır. Hasta eğitimi ve koruyucu önlemlere ek olarak fizyoterapi ve egzersiz, parafin banyosu , ortez kullanımı, PRP ve kaplıca terapisi tedavi planında yer alabilir. Destekleyici ağrı kesiciler kullanılabilir. 

Karpal Tünel Sendromu

El bileğinde karpal tünel adı verilen boşlukta Median sinirin sıkışması sonucu elde uyuşma, karıncalanma, yanma ve güç kaybı ile kendini gösteren durumdur. Sinirin sıkışması el bileğinin yapısına bağlı olabileceği gibi, eşlik eden hastalıklardan, kilo alımından, tekrarlayıcı el-el bilek hareketlerinden ve yanlış pozisyonlamalardan da kaynaklanabilir. Tedavisi sinirin sıkıştığı yerde rahatlatılması prensibine dayanır. Tekrarlayıcı işlerde en azından saat başı birkaç dakikalık molalar verme, bileklik kullanımı, sıcak uygulamalar, tendon kaydırma egzersizleri, kortizon enjeksiyonu ve bazen cerrahi müdahale tedavi algortimasında yer alır. 

PRP (Platelet Rich Plasma)

(Platelet Rich Plasma) Vücuttan alınan bir miktar kanın özel bir işlemle ayrıştırılarak enjeksiyon yoluyla tekrar vücuda verilmesi işlemidir. Ayrıştırılan sıvıda bol miktarda bulunan Platelet’lar kanın pıhtılaşmasında görevli olup yara iyileşmesinde önemli bir yere sahiptir. Kişinin kendi kanından elde edildiği için allerjik reaksiyon veya yan etki ihtimali neredeyse yoktur. Fizik Tedavide ve Ortopedik rahatsızlıklarda en sık kullanıldığı alanlar;
-Kalça ve diz kireçlenmeleri
-Omuz ağrıları
-Tendinitler
-Topuk dikeni
-Tenisçi dirseği
-Kulunç ağrıları…
şeklinde sıralanabilir. 2-3 haftalık aralıklarla toplam 4-6 seansa kadar uygulanabilir. Sonrasında daha seyrek periyotlarla tekrarlama yapılabilir. Mutlaka uzman doktor tarafından yapılması gereklidir. 

Tenisçi Dirseği
(Lateral Epikondilit)

(Lateral Epikondilit) Dirseğin dış kısmında tendonların yapışma yerinde deformasyon ve küçük yırtıklar sonucu ortaya çıkan ağrı ve hassasiyet durumudur. Özellikle elini ve kolunu tekrarlayıcı ve zorlayıcı işlerde kullananlarda görülür. Raket kullanımına bağlı tenis oyuncularında sıklıkla görüldüğü için bu adı almıştır. En çok görüldüğü meslek grupları
-Boyacılık, marangozluk, tesisatçılık
-Temizlik işçiliği
-Sporculuk
-Montaj ustalığı
-Ev hanımlığı
-Bahçıvanlık
-Tamircilik
şeklinde sıralanabilir. Sıklıkla 30-50 yaş arasında görülmekle birlikte yaşam tarzına bağlı olarak her yaşta ortaya çıkabilmektedir. Tedavide ağrı kesiciler, el ve kolun zorlayıcı aktivitelerden kısıtlanması, atelleme, enjeksiyon, fizyoterapi ve ileri evrelerde ameliyat planlanabilir. 

Serebral Palsi (CP)

Anne karnında ya da doğum sonrası ilk aylarda bebeğin beyninde gelişen zedelenme sonrası kas iskelet sistemi fonksiyonlarında bozukluk ile karakterize nörolojik hastalıktır. Tabloya zihinsel gerilik, yutma bozuklukları, davranış bozuklukları ve epilepsi nöbetleri de eşlik edebilir. Doğum sırasındaki problemler, oksijen yetersizliği, düşük doğum ağırlığı ve erken doğumlar risk faktörlerindendir. Tek taraflı veya iki taraflı tutulum olabileceği gibi bacakların kollardan daha fazla etkilendiği ve istemsiz hareketlerin de eşlik ettiği türleri mevcuttur. Tedavide spastisite ve hareket bozukluklarına yönelik fizyoterapi ve rehabilitasyon programının yanı sıra konuşma ve yutma bozukluklarının tedavisi, ince becerilerin geliştirilmesine yönelik iş uğraşı terapisi, özel eğitim programları, uygun ortez ve protezleme, nöbetlerin takibi, gevşetme ve düzeltme cerrahileri yer alır. Hastanın ve ailenin birlikte eğitimi önem arzeder. Multidisipliner yaklaşımla takip ve tedavi gereklidir. 

Romatoid Artrit

Kişinin bağışıklık sisteminin eklemlere saldırması ile karakterize kronik iltihabi hastalıktır. Halk arasında “İltihaplı Romatizma” olarak bilinen hastalık grubundan birisidir. Eklemlerde aşınma sonucu hareket kısıtlılığı ve ağrıya yol açar. Sadece eklemlerle sınırlı kalmayıp deri, kalp ve akciğer gibi organlarda da hasara yol açabilir. Kesin nedeni tanımlanamamıştır. Genetik yatkınlık mevcuttur. Genellikle birden fazla eklemi simetrik olarak tutar. Geceleri artan ağrılar ve sabahları uzun süren eklem tutuklukları hissettirir. 20-40 yaş aralığında ve kadınlarda daha sık görülür. Düzenli takip, laboratuar ve görüntüleme tetkikleri gerektirir. İlaç tedavisi analjezik ilaçlar, modifiye edici ilaçlar, kortikosteroidler ve biyolojik ajanlarla kişiye özel planlanır. Kilo kontrolü, fizyoterapi, koruyucu egzersizler ve çok ileri eklem deformasyonlarında cerrahi planlama tedavi sürecinde yer alır. 

Koksidinya

Kuyruk sokumu bölgesinin ağrıması durumudur. Her yaş ve cinsiyette görülebilmekle birlikte 40lı yaşlarda ve kadınlarda daha sık görülür. Aşırı kilo risk faktörlerinden biridir. Travmalar, özellikle sırtüstü düşme, zor doğumlar, binicilik, mıtosiklet ve bisiklet kullanımı, sert zeminlere oturma alışkanlığı ağrının başlamasında rol oynar. Batın bölgesi iç organlarından yansıyan ağrılar, nöropatik ağrılar ve tümöral oluşumlar da aynı bölgede ağrı yapabileceğinden tanı ayırımı iyi yapılmalıdır. Akut dönemde koruyucu tedavi yeterli olmaktadır. Ağrı kesici iltihap kurutucu ilaçlar, oturma simidi, düzgün oturma pozisyonuyla ağrı azaltılabilir. Kronikleşmiş ağrılarda ilave olarak fizyoterapi, kortikosteroid enjeksiyonu, ESWT faydalı olabilir. 

Omurilik Felci

Omuriliğin yaralanması sonucu etkilenen seviyenin altında kas gücü ve duyu kaybı ile kendini gösterir. Yaralanma boyundaysa kol ve bacaklar (TETRAPLEJİ) , gövde veya beldeyse bacaklar (PARAPLEJİ) etkilenir. Sıklıkla trafik kazaları, yüksekten düşme, sığ suya dalma, ateşli silah yaralanmaları , enfeksiyonlar ve kitlelere bağlı olarak ortaya çıkar. Rehabilitasyon süreci sabır ve multidisipliner yaklaşım gerektirir. Yaralanma seviyesi ne kadar aşağıdaysa hastanın fonksiyonlarındaki kayıp o derece azdır. Yaralanma düzeyine ve bu düzeyin altındaki korunmuş kaslara göre uzun ve kısa yürüme ortezleri , yürüteçler veya bastonlarla yürüme sağlanabilir. Uzun vadede amaç hem kaybedilen fonsiyonları kazanmaya, hem var olanları korumaya hem de olası komplikasyonları önlemeye yönelik planlamalar yapmaktır. Tedavi süreci hem sağlık ekibi, hem hasta , hem de ailesinin katılımı ve kooperasyonuyla yürütülmektedir.

Halluks Valgus

Ayakta en sık görülen hastalıklardan biridir. Ayak başparmağının ayağa birleştiği yerde açılanma bozukluğu şeklinde ortaya çıkar. Zamanla eklem sertleşir ve ayakta estetik bozukluğa ve ağrıya yol açar. Oluşan çıkıntının sürekli basıya uğraması nasırlaşmaya ve ödeme sebep olur. Genetik yatkınlığın yanı sıra uygunsuz ayakkabı tercihleri ve yorgunluk patolojide etkin rol oynar. Sivri burunlu ayakkabı giyenler ve uzun süre ayakta duranlarda daha çok görülür. Her yaşta görülebilmekte ve kadınlarda daha çok rastlanmaktadır. Röntgende 10 dereceye kadar olan açılanmalar normal kabul edilmektedir. Erken safhalarda iltihabın ve ağrının azaltılmasına yönelik ilaçlar, uygun ayakkabı seçimi ve gece atelleri yeterli olmaktadır. 40 derecenin üstündeki açılanmalarda cerrahi operasyon planlanabilir. 

Gut

Vücutta ürik asit fazlalığına bağlı olarak eklemlerde şişlik kızarıklık ve ısı artışı ile kendini gösteren iltihabi hastalıktır. En sık görüldüğü eklem ayak başparmağı eklemi olmakla birlikte başka eklemleri de tutabilir. Atakların sıklığı kişiden kişiye değişmektedir. Erkeklerde daha sık görülür. İlaç tedavisi vücuttaki ürik asiti düşürmeye , iltihabı ve ağrıyı azaltmaya yönelik olarak planlanır. Atakları önlemek ve sıklığını azaltmak için beslenme programına dikkat edilmelidir. Aşırı protein (özellikle kırmızı et) ve aşırı yağlı yemeklerden , alkol alımından kaçınmak önemlidir. Sebze ağırlıklı yemekler tüketilmeli ve bol su içilmelidir. Beklenmeyen zamanlarda ve önceden hiçbir semptom vermeden ani ataklar gelişebileceği akılda tutulmalıdır. 

Aşil Tendiniti

Ayak bileğinin arka kısmında topukta yer alan aşil tendonunun iltihaplanması durumudur. Aşırı zorlama, özellikle sıçrama, koşu ve düşme sonucu oluşur. Yanı sıra düz tabanlık, yüksek tabanlık, sert zeminlerde yürüme ve koşma ile oluşabileceği gibi uzun süre antrenman yapan sporcularda da sıklıkla görülebilmektedir. Hareketle artan dinlenmekle azalan karakterdedir. En sık 30-40 yaşları arasında gmrülmektedir. Tedavide istirahat, germe ve güçlendirme egzersizleri ile ESWT ve PRP planlanabilir. Uygun ayakkabı seçimi ve gerektiğinde ağrı kesicilerden faydalanılır. 

İnme

Beyine giden oksijen ve kan akımında ani kesinti sonucu beyin krizi oluşması durumudur. %85 i damar tıkanıklığına %15 i kanamaya bağlı olarak oluşur. Beyinde etkilenen bölgeye göre fonksiyonel kayıplar şeklinde kendini gösterir. Sıklıkla vücudun sağ ya da sol tarafında felç veya denge kayıpları şeklinde ortaya çıkar. İleri yaşta ve eşlik eden kronik hastalıklar varlığında daha çok görülür. Hipertansiyon, diyabet, kalp hastalıkları, kolesterol,stresli yaşam, fazla kilo, sigara ve alkol kullanımı riski arttırır. Kol ve bacaklarda görülen felce konuşma ve yutma bozuklukları ve görme kayıpları eşlik edebilir. Ailede inme öyküsü olanlarda, erkeklerde ve daha önceden inme geçirenlerde görülme olasılığı daha yüksektir. Erken dönem müdahaleleri yapılıp hasta stabil hale getirildikten sonra en kısa sürede rehabilitasyona başlanmalıdır. Hastaya özel planlanmış nörofizyolojik egzersizler, ortez kullanımı, medikal tedavi, komplikasyonların ve eşlik eden hastalıkların tedavisi rutin tedavi programında yer almalıdır. Hastalığın tekrarlamaması için yaşam tarzı düzenlenmelidir. İnme tedavisi sağlık çalışanlarının, hastanın ve hasta yakınlarının katılımıyla ekip çalışması halinde yürütülmelidir. 

Polio (Çocuk Felci)

Poliovirüs denilen bir virüsün sindirim sistemi yoluyla bulaşarak sinir sistemine saldırması durumudur. Akut dönemde ateş, boğaz ağrısı, baş ağrısı, kusma ve yorgunluk bulguları görülmekte, hastaların %1’inde sıklıkla bacakları etkileyen ancak kollarda da görülebilen felç durumu oluşmaktadır. Çocukluk döneminde bulaşan hastalık yetişkinlik dönemlerinde kol ve bacaktaki felç nedeniyle rehabilitasyona ihtiyaç doğurmaktadır. Etkilenen tarafta kas ve eklem zayıflığı, kısalık ve incelme görülmekte, çabuk yorulmaya ve efor kapasitesinde düşmeye neden olmaktadır. Hastaların yaklaşık %90’ında hastalıktan 15-20 yıl sonra etkilenen tarafta kas güçsüzlüğünde ve yorgunlukta artma ile kendini gösteren Post-Polio Sendromu görülmektedir. İlgili ekstremitenin güçlendirilmesi, vücudun karşı tarafında artroz ve deformitenin gelişmesini önlemek için ortezleme ile vücut simetrisinin sağlanması ve gerektiğinde ortopedik kemik düzeltme ameliyatları ile rehabilitatif yaklaşım planlanabilir. 

Sizi Dinliyorum

Cevabını merak ettiğiniz sorularınızı bana yazabilirsiniz.

Kaliteli bir yaşam için ağrılarınızı ihmal etmeyin.

Hürriyet mh. Necati Sezen sk. No: 26/1 Süleymanpaşa / TEKİRDAĞ
Telefon: 0545-919-5413

Size en iyi şekilde hizmet sunabilmek için çerezler kullanıyoruz. Sitemizi ziyaret ederek çerez kullanım politikamızı kabul etmiş sayılıyorsunuz.